8 Nisan 2026 gece yarısına dakikalar kala, ateşkes haberi İslamabad'dan diplomatik merkezlere ulaştığında, mayıs teslimatlı Batı Teksas tipi ham petrolün (WTI) varil fiyatı 112,95 dolardan kapanmıştı. Bu, savaşın başlamasından sadece bir gün öncesine göre yüzde 68'lik devasa bir artış demekti. Ancak 8 Nisan sabahı itibarıyla fiyatlar yüzde 16,4 oranında sert bir düşüş yaşayarak 94,41 dolara geriledi. Bu rakam, Nisan 2020'den bu yana petrol fiyatlarında görülen en büyük günlük düşüş olarak kayıtlara geçti.
ABD borsaları yüzde 2’den fazla değer kazanırken, dünya derin bir nefes aldı.
Peki, bu ateşkes neden gerçekleşti? Hepsinden önemlisi; Amerikan piyasalarındaki panik ve bu yılın Kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimleri, Trump’ı ateşkese zorlayan ana etkenler miydi?
Petrol fiyatlarındaki "gecikmeli" darbe
ABD'deki üretici şirketler ve rafineriler tarafından işlem gören petrol, Oklahoma eyaletindeki Cushing depolarında muhafaza ediliyor. Bu petrol boru hatlarıyla rafinerilere, oradan da benzin istasyonları aracılığıyla Amerikan halkına ulaşıyor.
Ancak petrolün pompadaki fiyatı aslında 35 ila 40 gün öncesinden belirleniyor; çünkü vadeli işlemler bu süre zarfında netleşiyor.
Ateşkes ilanıyla petrol fiyatları 94 dolara gerilemiş olsa da, rafineriler o gün ellerine ulaşan petrolü bir ay öncesinin fiyatından, yani 112 dolardan satın almışlardı. Bu durum, petrol fiyatları kağıt üzerinde düşse bile, yüksek yakıt maliyetinin Amerikan halkının omuzlarındaki yükünün en az bir ay daha devam edeceği anlamına geliyor.
Rafineriler, 18 dolarlık bu farkı (zararı) tüketicilere yansıtacak; dolayısıyla ham petrol düşse bile halk ayı sonuna kadar pahalı benzin kullanmaya devam edecek.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, bir galon (3,78 litre) benzinin ortalama fiyatı savaştan önceki 2,98 dolardan 4,14 dolara yükselmiş durumda. Hatta bu rakamın ay içinde 4,30 ile 5,0 dolara ulaşması bekleniyor.
Resesyon (ekonomik durgunluk) tehlikesi
Finans kuruluşlarının ABD ekonomisine dair resesyon tahminleri, 2008 mali krizinden bu yana en kötü seviyeye ulaştı. Goldman Sachs, önümüzdeki 12 ay içinde resesyon olasılığını yüzde 30'a çıkarırken; Moody’s bu oranı yüzde 49 olarak belirledi.
Bunlar sadece akademik tahminler değil; her sabah ABD Ulusal Ekonomi Konseyi'nin masasına konulan raporlar.
Bu rakamları siyasi birer atom bombasına dönüştüren ise "zamanlama" faktörüydü. Moody’s’ten Mark Zandi açıkça uyardı: "Eğer petrol fiyatları 25 Mayıs (Anma Günü) tarihine kadar bu seviyelerde kalırsa, ABD kesinlikle resesyona girecektir." Arz kesintisi devasa boyutlardaydı; Körfez üreticileri Mart ayında üretimi günlük 7,5 milyon varil kısmıştı.
Bu açığın Nisan ayında 9,1 milyon varile ulaşması bekleniyordu ki bu, modern petrol piyasası tarihindeki en büyük arz şokudur.
