Diyarbakır (Rûdaw) - "Kürd Milli Platformu", Kürt milletinin kolektif ulusal haklarını savunmak ve asgari müşterekler temelinde ortak bir irade oluşturmak amacıyla hazırladığı "Temel Siyasi Tutum Belgesi ve Modeli"ni kamuoyuyla paylaştı. Belgede; uluslararası hukuk normları, barışçıl yöntemler ve kurumsal temsil ilkeleri ön plana çıktı.
Altı bölümden oluşan belgenin giriş kısmında, platformun temel amacı; Kürt milletinin kolektif haklarını demokratik meşruiyet çerçevesinde savunmak ve uluslararası düzeyde temsilini güçlendirmek olarak tanımlandı.
Platform, Kürt siyasi mücadele tarihini bir bütün olarak sahiplenirken, geçmiş tecrübeleri kolektif bir hafıza olarak kabul ettiğini belirtti.
Hukuki dayanak: Kendi kaderini tayin hakkı
Platformun siyasi duruşunda Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası sözleşmeler temel referans olarak belirlendi.
Belgede, milletlerin kendi kaderini tayin hakkının (self-determinasyon) evrensel bir hak olduğu vurgulanarak; Kürt milletinin siyasal statüsünü serbestçe belirleme ve kültürel gelişimini özgürce sürdürme hakkının barışçıl ve hukuk temelli yöntemlerle savunulacağı ifade edildi.
Ayrıca, Kürdistan coğrafyasındaki azınlıkların haklarının korunması ve asimilasyoncu politikalara karşı durulması platformun temel yaklaşımları arasında yer aldı.
Vesayet yasağı ve kolektif liderlik modeli
Belgenin ikinci bölümünde, platformun niteliklerine dair kriterler sıralandı.
Hiçbir siyasi partinin, ideolojik akımın veya inanç grubunun platform üzerinde vesayet kuramayacağı vurgulandı. Şiddeti ve silahlı yöntemleri meşru bir araç olarak kabul etmeyen platform; Kürdistan siyasal yelpazesindeki tüm partileri, sivil kuruluşları ve bireyleri kapsayan çoğulcu bir yapıyı esas aldığını duyurdu.
Platformun yönetim şeması ise "liderlik" yerine "kolektif temsil" üzerine kuruldu.
Bu kapsamda; 40 üyeden oluşan bir Meclis ve seçimle belirlenen 11 kişilik bir Yürütme Kurulu oluşturulması kararlaştırıldı.
