Haber Merkezi - 28 Şubat 2026’da savaş başlamadan önce uluslararası finans kuruluşları, İran ekonomisini “sürekli istikrarsızlık”, “yüksek enflasyon” ve “uluslararası izolasyon” ile tanımlıyordu.
Buna rağmen ekonomi, yıllardır süren yaptırımlara karşı geliştirdiği alternatif ticaret yöntemleri sayesinde belirli bir direnç de sergiliyordu.
Düşük büyüme, yüksek enflasyon döngüsü
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın Ocak 2026 raporlarına göre İran ekonomisi çöküş aşamasına girmemiş olsa da düşük büyüme ve yüksek enflasyon sarmalına sıkışmış durumdaydı.
Para biriminde sert değer kaybı
Ocak 2026 itibarıyla Tümen’in değeri dolar karşısında 140 bin–160 bin bandına geriledi. Resmi para birimi Riyal’in değeri ise fiilen sıfıra yaklaşmış durumda (10 Riyal = 1 Tümen).
İşsizlik ve yoksulluk derinleşiyor
Resmi verilere göre nüfusun yüzde 57’si yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya. İran Meclisi ayrıca 25-40 yaş arası erkeklerde işsizlik oranının yüzde 50’ye ulaştığını kabul etti.
“En zor bütçe”
Mesud Pezeşkiyan hükümeti, 2026 bütçesini “en zor bütçe” olarak nitelendirdi. Harcamalardaki artışın büyük bölümü borç ödemeleri ve güvenlik giderlerine ayrıldı.
Yönetim ve ekonomik yapıdaki sarsıntı
Savaşın ilk saatlerinde Dini Lider Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi, yalnızca siyasi değil ekonomik koordinasyonu da etkiledi. Özellikle ekonominin önemli bölümünü kontrol eden Devrim Muhafızları içinde liderlik belirsizliği oluştu.
Devrim Muhafızları’nın rolü
İnşaat, petrokimya ve enerji lojistiğinin büyük kısmını kontrol eden yapı, İran ekonomisinin ana aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Üst yönetimdeki aksama, özellikle gayriresmî ticaret ağlarında boşluk yarattı.
Hark Adası ve petrol ihracatı
İran petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının geçtiği Hark Adası çevresindeki askeri hedefler 13 Mart’ta vuruldu. Terminaller doğrudan hedef alınmasa da deniz ablukası nedeniyle ihracat büyük ölçüde durdu. 12 Nisan’dan itibaren Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla petrol sevkiyatı neredeyse tamamen kesildi.
Güney Pars sahasına saldırı
Dünyanın en büyük doğal gaz sahalarından biri olan Güney Pars’a 18 Mart’ta düzenlenen saldırılar sonrası üretimde ciddi düşüş yaşandı. Günlük 100 milyon metreküp kapasiteli iki rafineri devre dışı kaldı. Bu durum, petrokimya ihracat kapasitesinin yaklaşık yüzde 85 oranında azalmasına yol açtı.
Bölgesel etkiler
Gaz ihracatındaki kesinti, İran’dan enerji tedarik eden ülkeleri de etkiledi. Irak’a yapılan gaz sevkiyatının durması, elektrik üretiminde aksamalara neden oldu.
