Haber Merkezi - İran İslam Cumhuriyeti Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi, 24 saatten kısa bir süre içinde dünya gündeminin yönünü Jeffrey Epstein davasından İran liderinin öldürülmesine ve Ortadoğu'daki savaşa çevirdi.
ABD ve İsrail'in İran ile savaşı zirveye ulaşırken, Tahran'daki Uzmanlar Meclisi 09 Mart 2026 Pazartesi sabahı İran İslam Cumhuriyeti'nin önceki liderinin oğlu Mücteba Hamaney'i ülkenin yeni lideri olarak seçti.
Trump yeni liderin seçilmesini reddederek, "Benim içime sinmedi" dedi. İsrail'in İran'ın enerji kaynaklarına ve yakıt depolarına yönelik saldırıları, savaşı yeni bir aşamaya taşıdı ve tüm bölgede ve dünyada altyapı ile enerji fiyatları üzerinde bir tehdit oluşturdu.
10 günlük İsrail-ABD ve İran savaşında neler yaşandı?
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırısının başlamasının üzerinden 10 gün geçti. Her üç ülke arasındaki müzakerelerin en hararetli döneminde aniden patlak veren bir savaş. Bu savaşı geçen yılki 12 günlük savaşla kısaca karşılaştırdığımızda, şu anki maddi ve insani kayıpların boyutunun o döneme göre çok daha büyük olduğunu görüyoruz.
Savaşın ilk haftası: Liderliğin ve askeri gücün yok edilmesi
28 Şubat 2026 Cumartesi günü, şu ana kadar devam eden ilk İsrail-ABD saldırısının başlangıcı oldu. İran'da bombalanan hedeflere göre saldırılar üç aşamaya ayrılıyor:
Birinci aşama: Liderliğin ortadan kaldırılması ve hava savunmasının çökertilmesi.
İkinci aşama: Devrim Muhafızları'nın üs ve karargâhlarının yok edilmesi, İran'ın askeri ve misilleme kapasitesinin zayıflatılması.
Üçüncü aşama: İran'ın askeri, endüstriyel ve enerji tesislerinin sistematik olarak parçalanması.
İlk haftada hem birinci hem de ikinci aşamalar hızla uygulandı.
İlk olarak İran İslam Cumhuriyeti'nin Dini Lideri Ali Hamaney öldürüldü ve iki gün içinde İran'ın üst düzey komutanlarının çoğunun öldürüldüğü doğrulandı.
Savaşın üçüncü gününden, yani 02 Mart 2026 Pazartesi gününden itibaren İran'ın ve Rojhılat’ın (Doğu Kürdistan) tüm il ve ilçelerindeki Devrim Muhafızları ile güvenlik güçlerinin üsleri ve merkezleri, ardından İran televizyonunun yayın kuleleri ve merkezleri hedef alındı. Ayrıca, aktif füze fırlatma rampaları ve askeri üsler vurularak misilleme kapasitesini zayıflatmaya yönelik saldırılar düzenlendi.
İran ve Rojhılat’ta vurulan hedefler
Tahran'daki ana hedefler karar alma mekanizmalarını içeriyordu. Bunlar arasında Milli Güvenlik Yüksek Konseyi, Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Uzmanlar Meclisi binası, rejimin tüm İran'ı yönettiği ana güvenlik ve askeri karargâhları, stratejik savunma ve nükleer tesisler, adli ve medya kurumları (Tahran Devrim Mahkemesi ve İran Radyo Televizyon Kurumu), İstihbarat (İtliat) ve polis teşkilatı yer aldı.
İsfahan, Şiraz, Tebriz ve Kum gibi büyük şehirlerde Devrim Muhafızları'nın tüm karargâhları, polis karakolları ve istihbarat binaları hedef alındı.
Rojhılat’taki hedefler ise birincil olarak vilayetlerdeki iç güvenlik birimlerine, sınır kontrol birliklerine ve iç huzursuzlukları bastırmak ile bölgesel saldırılar düzenlemek için kullanılan taktiksel askeri altyapıya odaklandı.
Rojhılat şehirlerindeki saldırılar, rejimin iç güvenliğini ve sınır güvenliğini sağlamaktan sorumlu güçlerin çökertilmesine yönelikti.
Bu 10 gün içerisinde Rojhılat'ın 20'den fazla il ve ilçesinde ordunun, istihbaratın, polisin, Besic milislerinin ve askeri üslerin onlarca karargâhı bombalandı.
Ancak hedeflerin vurulmasındaki hassasiyete rağmen, tüm şehirlerde onlarca ev, hastane, okul, cami, müze ve kamusal alan zarar gördü ve siviller kurban oldu.
Kızılay Derneği Başkanı, "Şu ana kadar 13 bin 785 sivil birim hava saldırılarının hedefi oldu" dedi.
Kızılay Derneği Başkanı Pir Hüseyin Kolivand’ın aktardığına göre hedef alınan 13 bin 785 sivil birimden 2 bin 383'ünün ticari, 11 bin 293'ünün ise yerleşim birimi olduğunu belirtti. 9 hastane tamamen hizmet dışı kaldı, 65 okul hedef alındı ve ağır hasar gördü.
Dış sahadaki savaş
Savaş sadece İran topraklarında kalmadı ve kısa sürede Bahreyn, Suudi Arabistan, BAE, Ürdün ve Irak dâhil olmak üzere bölge ülkelerinin çoğuna yayıldı. Zira İran, misilleme olarak bölgedeki ABD ve İsrail üslerini ile mevzilerini vuracağını açıkladı.
Bu ülkelerin her biri maddi ve insani zarara uğradı. Burada sadece Kürdistan Bölgesi'nin kayıplarına değineceğiz.
Rûdaw’ın araştırmalarına göre, 9 Mart Pazartesi gecesi saat 23:30'a ve savaşın 10. gününe kadar Erbil vilayetine yönelik 181 insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırısı düzenlendi; bunların çoğu Erbil merkezini hedef aldı.
Erbil Valisi Omid Xoşnav'ın Rûdaw'a yaptığı açıklamaya göre, saldırıların çoğu hava savunma sistemleri tarafından engellendi.
Süleymaniye'deki saldırılar daha azdı. Rûdaw'ın araştırmasına göre, 3 Mart'tan Pazartesi gecesine kadar 23 İHA ve füze saldırısı gerçekleşti. En yoğunu, 7 Mart gecesi şehir merkezinin altı İHA ile bombalandığı zamandı.
