Milli, birleştirici Kürd düşüncesinin sembol ismi İdris Barzani, genç denilebilecek bir yaşta aramızdan erken ayrıldı. Yaşasaydı bugün Kürd milleti daha güçlü olacaktı. Modern dönemin önemli tarihî Kürd liderlerinden biri olan İdris Barzani, birçok yönüyle hem bölgede hem de genel Kürdistan’da milli, birleştirici, barışçı ve diplomatik özellikleriyle milletimizin birlik ve güç içinde bugüne gelmesinde tarihî emekler vermiştir.
Özellikle 1970’li yıllarda Kürdistan düşmanı bazı sol örgütler, KDP’yi Amerikancı olmakla suçluyordu. Söz konusu döneme ilişkin yapılan açıklamalarda, herkesin payına düşeni alması ve gerektiği şekilde davranmasının toplumun yararına olacağı vurgulanıyordu.
Uzatmadan sözü İdris Barzani’ye bırakayım. İdris Barzani’nin bir gazeteciye şu cevabı veriyor:
“Biz ne doğudan ne batıdan yanayız. Biz ne doğuya karşıyız ne batıya. Ne sosyalistiz ne de kapitalist. Biz, zulüm altında dört parçaya bölünmüş mazlum bir halkız. Kim bize elini uzatsa, o eli tutmak zorundayız.O eli geri çevirme ya da ideolojik hesaplarla halkımızın geleceğini tehlikeye atma lüksüne sahip değiliz. Onun için bu soruları bize sormayın lütfen. Çünkü bizim tek bir derdimiz var: Halkımızın özgürlük ve bağımsızlığı.”
“Bu millet kendi haklarından mahrum kaldığı sürece bu devrim devam edecektir” diyen İdris Barzani, “Eğer insani bir çerçeveden bakılacaksa, devlet hakkı da insani bir haktır. Biz Kürdler de insani hakları yok sayılan halklardan biri olduğumuzu unutmamalıyız. Bu, hepimizin üzerinde durması gereken bir eksikliktir” diyor.
Başkan Mesud Barzani, “Barzani ve Kürt Kurtuluş Hareketi” isimli kitabında şöyle der:
“Kak İdris çok büyük bir insandı. Büyüklüğü, anlayış ve olgunluğundan geliyordu; bu özellikler onu daha naif biri yapıyordu. Fedakâr bir insandı; intikamcı değil, bağışlayıcıydı. Çoğu zaman halktan insanlar ve yoksullar onu kendi ailesinden sayardı.”
İdris Barzani’nin yardımsever biri olduğunu vurgulayan Başkan Barzani, bunun onun halkın gözündeki değerini daha da yükselttiğini ifade eder.
Mart 1944’te Barzan bölgesinde dünyaya gelen İdris Barzani, 2 yaşındayken babası Mele Mustafa Barzani’nin Kürdistan Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yer almak için Mahabad’a gitmesiyle ondan ayrıldı.
6 yaşındayken Kerbela’da eğitim hayatına başlayan İdris Barzani, Irak Krallığı’nın yıkılmasının ardından Abdülkerim Kasım liderliğinde cumhuriyetin ilan edildiği 1958 yılına kadar babasını göremedi. Mele Mustafa Barzani’nin Irak’ta şartların değişmesiyle Sovyetler’den Bağdat’a dönmesinin ardından, çocukluğu Irak’ın güneyinde sürgünde geçen İdris Barzani babasına kavuştu.
