Yirmi yılı aşkın bir süredir Irak'ın maliyesi ABD'ye bağlı durumdadır. Irak'ın dolara ihtiyaç duyan her işlemi New York Merkez Bankası (FRBNY) üzerinden yapılmak zorundadır. Irak'ın aylık petrol gelirleri doğrudan bu bankaya gitmekte ve Irak'ın yabancı döviz rezervlerinin büyük bir kısmı, hem nakit hem de mali tahviller şeklinde bu bankada bulunmaktadır. Bu nedenle Irak, ABD Hazine Bakanlığı/OFAC (Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) kararları karşısında oldukça güçsüzdür ve bu yıl Irak'a uçakla nakit dolar gönderilmediği meselesi doğrudur. Çünkü Irak Merkez Bankası'nın nakit doları, bu yılın ilk üç ayında 478 milyon dolar azalmıştır.
Irak Merkez Bankası verilerine göre, bu yılın ilk üç ayında Irak'ın döviz rezervi (çoğunluğu dolar) 1.18 milyar dolardan 693 milyon dolara düşmüştür. Yani nakit dolar, üç ayda bir ABD'den Irak'a uçakla gönderilen miktara eşit olan 478 milyon dolar kadar azalmıştır. Bu durum, Irak Merkez Bankası'nın iki kez talep etmesine rağmen bu yıl 19 Nisan'a kadar nakit dolar gelmediğini göstermektedir.
New York Merkez Bankası (FRBNY), Irak'ın dolar rezervlerini ve petrol gelirlerini elinde tutmakta olup, bu banka Irak Merkez Bankası (CBI) için bir koruyucu/aracı banka işlevi görmektedir. Petrol ihracat gelirleri (dolar cinsinden) FRBNY'ye yatırılır. Irak; ithalat, borç geri ödemeleri ve Irak hükümetinin harcamaları dâhil olmak üzere tüm dolar işlemleri için FRBNY'yi bir takas merkezi olarak kullanmak zorundadır.
Aslında son yıllarda Irak Merkez Bankası'nın nakit dolarının azalmasının temel nedenleri, ABD kaynaklı olduğu kadar içsel nedenlere de dayanmaktadır. Nitekim beş ana nedenden ikisi ABD kaynaklıdır ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) prosedürleriyle ilgilidir.
Nakit doların azalmasına neden olan temel faktörler şunlardır: 2023 yılında ABD Hazine Bakanlığına bağlı OFAC tarafından Irak'taki 14 özel bankaya yaptırım uygulanması, Maliye Bakanlığı ile Irak Merkez Bankası arasındaki döviz (dolar) açığının büyümesi, yıllık bütçe açığının sürekli artması, mali tahvillere kıyasla altın rezervlerinin artması ve Irak'ın mali işlemlerinde daha fazla uyum ve denetim şartının getirilmesi.
Irak'ın New York Merkez Bankası'na bağımlılığı, Irak petrolünden elde edilen doların ABD'ye gitmesi gerektiği yönündeki kararın sürekli yenilenmesiyle bağlantılıdır. Çünkü 2011 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Irak üzerindeki Bölüm 7 gözetimi kaldırılmış olmasına rağmen, son yirmi yılda her ABD başkanı bu kararı yenilemiş ve Irak'ı mali açıdan ABD'ye bağlı tutmaya devam etmiştir.
ABD Bankasından Irak'a Doların Dönüş Mekanizması
ABD dolarının New York Merkez Bankası'ından Irak Merkez Bankası'na dönüş mekanizması iki şekilde gerçekleşmektedir:
- Birincisi: Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) petrol satar ve alıcılar ödemeyi dolar olarak New York Merkez Bankası'na yapar. Daha sonra bu para Irak Maliye Bakanlığı'nın "ORRA" adlı banka hesabına geçer. Ardından elde edilen bu miktar, Irak Merkez Bankası tarafından yönetilen "Iraq2" hesabına aktarılır.
- İkincisi: Para, Maliye Bakanlığı'nın Irak Merkez Bankası'ndaki dolar hesabına yatırılır. Ardından Maliye Bakanlığı ile Irak Merkez Bankası arasında dolar ve dinar alım satım süreci başlar; Maliye Bakanlığı gelirleri dinara çevirirken, Irak Merkez Bankası da harcamaları dolar olarak yapar.
Eğer bir fazlalık olursa, Irak Merkez Bankası'nın para politikası gereği bu tutar Irak'ın döviz rezervlerine eklenir. Ancak gelirler harcamaları karşılamazsa, Irak Merkez Bankası açığı iç ve dış borçlanma ile kapatır ve daha sonra bunu döviz rezervlerinden geri öder.
Gelir ve gider arasındaki fark, Irak Merkez Bankası'nın değil Irak hükümetinin ve Maliye Bakanlığı'nın sorunudur. Açık büyüdükçe döviz rezervleri daha da azalır; öyle ki hükümet, harcamalarını finanse edebilmek için para birimini devalüe etme (değerini düşürme) yoluna gitmek zorunda kalır. Bu da enflasyon oranının artması ve ulusal para biriminin diğer para birimleri karşısında çökmesi anlamına gelir.

