Erbil (Rûdaw) - Axios’un haberine göre ABD yönetimi, İran’la savaşın sona erdirilmesi amacıyla yürütülen müzakerelerde Tahran’daki asıl karar vericilerin kim olduğuna ilişkin belirsizlik yaşayınca, İran Devrim Muhafızları Ordusu yönetimiyle doğrudan ve gizli bir kanal kurdu. Bu temasın kurulmasında, hem ABD hem de İran tarafında güvene sahip olan Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani aracı oldu.
ABD merkezli haber sitesi Axios'un üç yetkili kaynağa dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi, İranlı müzakerecilerin Devrim Muhafızları'nın görüşlerini ne ölçüde yansıttığından emin olamayınca doğrudan Devrim Muhafızları liderliğiyle iletişim kurmaya çalıştı.
Bu kapsamda Beyaz Saray'ın, hem ABD yönetimi hem de Devrim Muhafızları tarafından güvenilen bir isim olarak değerlendirdiği Başkan Neçirvan Barzani'den yardım istediği ifade edildi.
Axios’un konu ile ilgili haber şöyle;
Mayıs ayının ortalarında, savaşı sona erdirmek amacıyla İran’la anlaşmaya varmaya çalışan ABD’li müzakereciler bir sorunla karşılaştı: Karşılarındaki kişilerin ülkenin güçlü Devrim Muhafızları Ordusu’nu gerçekten temsil edip etmediğinden emin değillerdi.
Bunun üzerine Trump yönetimi alışılmadık bir adım attı. İranlı müzakerecileri devre dışı bırakarak doğrudan Devrim Muhafızları liderliğiyle temas kurmaya çalıştı. Bu gizli iletişim kanalında aracı olarak seçilen isim ise Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani oldu.
Çünkü Barzani, çok az kişinin sahip olduğu bir avantaja sahipti: Hem ABD hem de İran Devrim Muhafızları liderlerinin güvenini kazanmıştı.
Neden önemli?
Üç kaynağın doğrudan bilgisine dayanan ve daha önce kamuoyuna yansımayan bu girişim, Washington’ın İran’la müzakere ederken karşı karşıya kaldığı temel sorunu ortaya koyuyor: ABD, İran’da kararları gerçekte kimin verdiğinden emin olamıyor.
ABD ile İran sonunda bir mutabakat zaptına ulaşsa da bu anlaşma kısa sürede çöktü.
Trump yönetiminin bugün ve gelecekteki olası müzakerelerdeki en önemli sorunlarından biri, gerçekten karar alma yetkisine sahip isimlerle görüştüğünden emin olmak olacak. Bu da hem Beyaz Saray’ın hem de İran yönetiminin güvendiği arabulucuların bulunmasını önemli hale getiriyor.
Savaş İran’daki güç dengelerini değiştirdi
Savaş, İran’ın yönetim yapısını da sarstı. Dini Lider Ali Hamaney ve diğer üst düzey siyasi isimlerin öldürülmesi ve ardından yaşanan 40 günlük çatışmalar, Devrim Muhafızları’nın başta ulusal güvenlik ve dış politika olmak üzere karar alma mekanizmaları üzerindeki etkisini önemli ölçüde artırdı.
Yeni Dini Lider Mücteba Hamaney’in savaşın ilk haftalarındaki sağlık durumuna ilişkin belirsizlik ve kamuoyu önünde görünmemesi de Devrim Muhafızları komutanlarının gücünü daha da pekiştirdi.
Nisan’daki ateşkesin ardından müzakereler başladı
8 Nisan’da varılan ateşkes ve birkaç gün sonra İslamabad’da düzenlenen zirvenin ardından ABD ile İran, savaşı sona erdirmek için müzakerelere başladı.
Mayıs ayının başında Beyaz Saray bir anlaşmaya yaklaştığını düşünüyordu. Ancak İran’ın yanıtı 10 günden fazla gecikince ABD’li müzakerecilerden bazıları, İranlı müzakereciler Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin anlaşma yapma yetkisine sahip olmadığını düşünmeye başladı.
ABD tarafı, bu isimlerin Devrim Muhafızları tarafından engellendiğinden şüpheleniyordu.
Gabbard, Barzani’yi aradı
Beyaz Saray bunun üzerine Devrim Muhafızları liderliğiyle doğrudan iletişim kurabileceği gizli bir kanal oluşturması gerektiğine karar verdi.
Yaklaşık 10 Mayıs’ta dönemin Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, Neçirvan Barzani’yi telefonla aradı.
Görüşme hakkında doğrudan bilgi sahibi iki kaynağa göre Gabbard, Trump yönetiminin Barzani’nin Devrim Muhafızları Komutanı General Ahmed Vahidi ile temas kurulmasına yardımcı olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Barzani, İran-Irak savaşı sırasında İran’da yaşamış ve Tahran Üniversitesi’nde eğitim görmüştü. Kaynaklardan birine göre Farsçayı akıcı şekilde konuşan Barzani’nin İran yönetiminin üst düzey isimleriyle, Devrim Muhafızları’nın önemli komutanları da dahil olmak üzere, kişisel ilişkileri bulunuyor.
Dört ABD başkanına Ortadoğu danışmanlığı yapmış Brett McGurk, Barzani için, “Neçirvan Barzani pragmatik bir sorun çözücüdür. Bölge genelinde saygı görüyor. Tahran’da olduğu kadar Washington’da da neredeyse herkesi tanıyor. Böyle bir durumda arayacağınız kişi o” dedi.
Kaynağa göre Gabbard, görüşmeyi Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in onayıyla gerçekleştirdiğini de Barzani’ye bildirdi.
Gabbard, Beyaz Saray’ın Vahidi ve Devrim Muhafızları liderliğinin Kalibaf ile Erakçi’nin yürüttüğü müzakereleri destekleyip desteklemediğini veya başka talepleri bulunup bulunmadığını öğrenmek istediğini söyledi.
Barzani, Vahidi ile doğrudan görüştü
Barzani, Gabbard’ın talebini kabul etti. Devrim Muhafızları’ndaki bağlantılarıyla temasa geçerek Trump yönetiminden bir mesaj iletmek istediğini bildirdi.
Ancak kaynaklardan birine göre Barzani özellikle, “General Vahidi ile doğrudan konuşmak istiyorum” diye ısrar etti.
İran tarafı bunu kabul etti.
14 Mayıs’ta bir Devrim Muhafızları yetkilisi, güvenli bir telefon görüşmesi yapmak üzere şifreli bir telefonla Barzani’nin Erbil’deki ofisine geldi.
Barzani, Vahidi’ye İranlı müzakerecilerin tutumunu destekleyip desteklemediğini sordu.
Doğrudan bilgi sahibi bir kaynağa göre İranlı general, müzakerecileri desteklediğini belirterek, “Onları tamamen destekliyorum ve bu aynı zamanda Devrim Muhafızları’nın da tutumudur. Bu krizi müzakereler yoluyla çözmeyi tercih ediyoruz” dedi.
Üç kaynak, aralarında bir Beyaz Saray yetkilisinin de bulunduğu kaynaklar, Barzani’nin görüşmenin hemen ardından Gabbard’ı arayarak İran tarafından verilen yanıtı aktardığını söyledi. Gabbard da bilgiyi Beyaz Saray’a iletti.
ABD, gizli görüşmeler için Erbil’i önerdi
İran’dan gelen yanıtın ardından Trump yönetimi yeni bir öneriyle geri döndü.
Kaynaklardan birine göre ABD, üst düzey Amerikalı ve İranlı müzakerecilerin gizli görüşmelerini Erbil’de gerçekleştirmesi için Barzani’nin ev sahipliği yapmasını istedi.
Barzani yeniden İran tarafıyla görüştü ve ABD’nin mesajını iletti.
İranlılar öneriyi tamamen reddetmedi ancak güvenlik konusunda endişelerini dile getirdi.
İran tarafı, Irak Kürdistan Bölgesi’nde İsrail istihbaratının çok sayıda ajanı bulunduğuna inanıyor ve İsrail’in Erbil’de veya görüşmeye gidiş-geliş sırasında İranlı yetkililere suikast düzenlemeye çalışmasından endişe ediyordu.
Sonuç olarak Erbil’de planlanan görüşme gerçekleşmedi.
Pakistan ve Katar arabuluculuğu sürüyor
Bölgedeki gelişmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara göre Pakistan ve Katar, ABD ile İran arasında mesaj alışverişini sağlamaya devam ediyor. Ancak görüşmelerde henüz önemli bir ilerleme sağlanmış değil.
Bazı kaynaklar, Pakistan tarafının görüşmelerin gerçek durumundan daha iyimser açıklamalar yaptığını ve çıkmazı aşabilecek bir ivme oluşturmayı amaçladığını düşünüyor.
Barzani yeniden devreye girmeye hazır
Gelişmeleri bilen bir kaynağa göre Neçirvan Barzani son dönemde Beyaz Saray’a mesaj göndererek ABD-İran müzakerelerinin yeniden başlatılmasına yardımcı olmaya hazır olduğunu iletti.
McGurk ise sorunun arabulucudan kaynaklanmadığını belirterek, asıl meselenin İran’ın Hürmüz Boğazı konusundaki politikası olduğunu söyledi.
McGurk, bu politikanın “yakın zamanda değişmesinin pek olası olmadığını” ifade etti.



