Dersim (Rûdaw) – 1993-94 yıllarında köylerin boşaltılmasının ardından unutulmaya yüz tutan Xızır ayı ritüelleri, 33 yıl aradan sonra yeniden canlandırıldı.
Sanatçı Metin Kemal Kahraman kardeşlerin öncülüğünde, Pülümür ilçesine bağlı Kocatepe (Aşgirek) köyünde "Dersim'de Xızır Buluşması" etkinliği düzenlendi.
Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda kişinin katıldığı ve üç gün süren programda farklı inanç gruplarından yurttaşlar da yer aldı.
İlk kez il dışından etkinliğe katılan Sünni inanca mensup bazı vatandaşlar, Alevi inancının doğa ve insan merkezli yaklaşımının kendileri için değerli bir deneyim olduğunu ifade etti.
"Bu inancımız her yıl daha da kaybolmak üzere"
Etkinliğin ilk gününde sanatçı Kemal Kahraman, Xızır inancının boyutuna değinerek "Yeşil Kandil" ve "Xızır Âlemleri Kurdu" başlıkları altında değerlendirmelerde bulundu. Programda ayrıca Xızır'ın 18 bin âlemin kuruluşundaki rolüne ve Alevi öğretisindeki önemine ilişkin katılımcılara aktarımda bulundu.
İkinci gün ise bir araya gelen vatandaşlar, yoğun kara rağmen uzun bir yürüyüşün ardından Kocatepe (Aşgirek) köyünün en eski evinde ocak temizliği ve Xızır niyazı ritüellerini dualar eşliğinde yerine getirdi.
Etkinlikte Kırmancki (Zazaca) parçalarını dillendiren Kemal Kahraman, Rûdaw'a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Bugün misafirlerimizle Xızır için bir araya geldik. Bu inancımız her yıl daha da kaybolmak üzere. Biz de istiyoruz ki bu inancımız eski zamanda nasıl yaşanmışsa o şekilde yerine getirelim ve insanımız bu şekilde yaşasın. Bunun üzerine inancımızı, dualarımızı ve gülbenglerimizi tekrar canlandırmak istedik. Eskiden neler yapıyorlardı, bu inancın hikayesi nedir, neden yapıyorlardı? Bunları hatırlatmak istedik."
İzmir'den Dersim'e gelerek Xızır ayı etkinliğine katılan Tolga Tektaş ise şunları kaydetti:
"Demografik olarak belki de yarı yarıya Alevi olarak geldik, yarısı farklı mezhepten, farklı inançtan, görüşten insanlar. Keza benim bir dini inancım yok fakat Aleviliğin doğayla kurduğu bağı, onu hakikat diliyle dile getirmesi ve bunu yaşatması çok kıymetli. Dünya ekolojik bir dili ve yaşantısı var. Bu anlamıyla da etkileyici oluyor ve bu topraklarda her şeye rağmen bunu yaşatan, koruyan, önemseyen bir yaşamı sürdürüyorlar."
