
Ermenistan (Rûdaw) - Ermenistan’ın dağlık ve ormanlık bölgeleri arasından ilerleyen ziyaretçileri, yüksek tepelerin ardından Sevan Gölü’nün eşsiz manzarası karşılıyor.
Doğası, serin iklimi ve tarihi manastırlarıyla Sevan Gölü, Ermenistan’ın en önemli turizm merkezlerinden biri olmasının yanı sıra Kürdistan’ın dört parçasından gelen turistlerin de ilgisini çekiyor.
Güney Kafkasya’nın en büyük tatlı su gölü
Sevan Gölü, Ermenistan’ın en büyük gölü ve Güney Kafkasya’nın en büyük tatlı su gölü olarak biliniyor.
Deniz seviyesinden yaklaşık 1.900 metre yükseklikte bulunan gölün yüzölçümü yaklaşık 940 kilometrekare. Serin iklimi ve tatlı suyu, özellikle yaz aylarında binlerce yerli ve yabancı turistin bölgeye gelmesini sağlıyor.
Sevan Gölü, son yıllarda Rojhilat ve Kürdistan Bölgesi’nden gelen turistlerin de ilgisini çeken merkezlerden biri haline geldi. ,
İran ve Rojhilat’tan turist gruplarını Ermenistan’a getiren tur rehberi Şeyma Gülşeni, İran ile Ermenistan arasındaki coğrafi yakınlık ve vize uygulamasının bulunmamasının turist sayısının artmasında önemli rol oynadığını belirtiyor.
Kürdistan’dan gelen turist Muhammed Rauf ise Sevan Gölü’nü ilk kez ziyaret ettiğini belirterek, “Burası çok güzel bir yer ve havası serin. Bu büyüleyici doğa, dünyanın farklı yerlerinden insanların buraya tekrar tekrar gelmek istemesine neden oluyor” ifadelerini kullanıyor.
Göl kıyısında yerel pazar
Sevan Gölü’nün çevresinde ve kıyı kesimlerinde turistlere yönelik hareketli bir yerel pazar da oluşmuş durumda.
Pazarlarda çeşitli değerli taşlar, takılar ve el yapımı ürünler satılıyor. Turistlerin en çok ilgi gösterdiği taşlardan biri ise gölün derinliklerinden çıkarıldığı belirtilen “moonstone” yani aytaşı.
Sevanavank Manastırı göle tepeden bakıyor
Sevan’ın güzelliği yalnızca doğal yapısıyla sınırlı değil. Gölün tamamına hakim yüksek bir tepenin üzerinde tarihi Sevanavank Manastırı bulunuyor.
Ermenistan’da Hristiyanlığın yaygınlaştığı dönemde inşa edilen manastır, tarihi kiliselerden oluşan bir kompleks olarak biliniyor.