Erbil(Rûdaw) - Ortadoğu’da 39 günlük yıkıcı savaşın ardından İran rejiminin ateşkesi kabul etmesini değerlendiren Kürt siyasi güçleri, "Bu ateşkes rejim için bir nefes borusu olmamalıdır!" diyerek uluslararası toplumu uyardı. Rojhılat İttifakı ayrıca anlamlı bir barış için Kürt halkının "kendi kaderini tayin etme hakkının" tanınması gerektiği vurgulandı.
Orta Doğu’yu sarsan 39 günlük ağır çatışma sürecinin ardından, İran rejiminin ABD’nin sert ültimatomu sonrası ateşkesi kabul etmesi üzerine, Rojhılatlı siyasi güçler bir açıklama yayımladı. 5 Rojhılat partisinin oluşturduğu İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı, ateşkesin siviller için olumlu olduğunu ancak rejimin bu süreci nükleer silahlanma ve yeniden yapılanma için bir "taktiksel fırsat" olarak kullanabileceği konusunda dünyayı uyardı
"Rejim, taş devri tehdidi karşısında boyun eğdi"
Açıklamada, ateşkesin arka planına dikkat çekilerek, İran rejiminin ABD Başkanı’nın "Hürmüz Boğazı’nı açmazsanız İran’ı Taş Devri’ne döndürürüz" şeklindeki sert ültimatomu sonrası teslim olduğu vurgulandı. 39 gündür devam eden savaşın baş sorumlusunun İran İslam Cumhuriyeti olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Savaşın patlak vermesi ve bölge güvenliğinin bozulması, rejimin nükleer silah arayışı, terörizme desteği ve 'devrim ihracı' gibi yıkıcı politikalarının doğrudan bir sonucudur. Bu savaş, binlerce aileyi yerinden etmiş ve büyük bir insani drama yol açmıştır."
"Ateşkes taktiksel bir nefes alma alanı olmamalıdır"
İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı, sivillerin korunması adına dökülen kanın durmasını memnuniyetle karşıladıklarını ancak büyük bir riskin kapıda olduğunu ifade etti.
"Geçici barış tehlikelidir" başlığı altında yapılan açıklamada, rejimle yapılacak herhangi bir anlaşmada İran halklarının iradesinin yok sayılmaması gerektiği vurgulandı. İttifak, ateşkesin rejimin kendini toparlaması ve nükleer hedeflerine gizlice devam etmesi için bir kılıf olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Anlamlı bir barış için 3 şart: "Kürt halkının kaderi tanınmalı"
Açıklamada, ateşkesin gerçek bir barışa dönüşebilmesi için üç temel şart öne sürüldü:
