Haber Merkezi - İstanbul'un kalbi Taksim'de, ismiyle, müziğiyle ve dokusuyla Kürdistan’ı hatırlatan bir sokak bulunuyor.
"Kürt Kafeleri Sokağı" olarak bilinen bu mekanlar, sadece birer kafe değil, Kürt kültürü ve sanatı için birer sosyal merkeze dönüşmüş durumda.
Beyoğlu ilçesine bağlı Taksim bölgesinde yer alan bu sokak, tabelaları ve yükselen Kürtçe ezgileriyle dikkat çekiyor.
"Kürt Kafeleri Sokağı" olarak adlandırılan bu alanda Cafe Ararat, Cafe Beybûn, Roştiya Demxane, Çayxaneya Şêrîn ve Cafe Penaber gibi isimlerle işletilen mekanlar yan yana sıralanıyor.
Kürt gençleri, bu kafelerde Kürtçe müzik eşliğinde kaçak çaylarını yudumlarken bir yandan da ana dillerinde derin sohbetlere dalıyor. Geçmiş yıllarda tabela isimleri ve Kürtçe müzik nedeniyle devlet ve belediye düzeyinde çeşitli engellerle karşılaşan bu mekanlar, son yıllarda faaliyetlerini daha rahat bir şekilde sürdürüyor.
Bu kafeler sıradan birer işletme olmanın ötesinde; Kürt sanatı, tarihi, siyaseti ve edebiyatının konuşulduğu sosyal merkezler olarak görülüyor. Canlı müzik performanslarının yanı sıra çeşitli kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapan sokak, İstanbul’daki Kürt yaşamının nabzını tutuyor.
Ehmedê Xanî portresiyle karşılayan mekan: Cafe Beybûn
Sokağın en dikkat çekici duraklarından biri Cafe Beybûn. Dış duvarında ünlü Kürt filozof ve yazar Ehmedê Xanî’nin büyük bir portresi bulunan mekan, 2014 yılından bu yana hizmet veriyor. Son 6 yıldır Nuran Kızılarslan ve kardeşleri tarafından işletilen kafe, özellikle kaçak çayı ve Kürt kahvesiyle tanınıyor.
İşletmeci Nuran Kızılarslan, sokağın atmosferini şu sözlerle anlatıyor:
“Hayatımız burada çok güzel geçiyor; ismimiz Kürtçe, müziğimiz ve sohbetimiz Kürtçe. Müzisyenlerimiz gelip ezgileriyle içimizi ferahlatıyor. Sadece yerli değil, birçok turist müşterimiz de var. Kürtçe şarkılar dinlemekten büyük keyif alıyorlar.”
