Haber Merkezi - Türkiye'nin barış için harekete geçmeye hazır olduğunu vurgulayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD-İran ateşkesini "stratejik bir duraklama" olarak nitelendirdi; İsrail'i bölgedeki savaşın tek sorumlusu ilan etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Bahçeli, İran-ABD savaşından Gazze'ye, Lübnan'dan Dünya Barış Konseyi önerisine kadar geniş bir gündem çerçevesinde konuştu.
"Ateşkes krizin bittiği anlamına gelmiyor"
Bahçeli, 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı ortak hava saldırılarıyla açılan savaş cephesini değerlendirdi. 7 Nisan'da iki haftalık ateşkese varılmasının krizi sona erdirmediğini vurgulayan Bahçeli, bu ateşkesi "kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade tarafların pozisyonlarını gözden geçirmesine imkân tanıyan geçici bir duraklama" olarak tanımladı.
"Bugün ateşkes diye sunulan tabloyu saf dil bir iyimserlikle değil, devlet ciddiyetiyle okumak zorundayız. Çünkü ateşkesin kendisi bile bir güç mücadelesinin aracına dönüşmüş durumdadır" diyen Bahçeli, Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla ateşkesi kabul ettiklerini ve İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını açıklamasına, İran'ın ise savaş hedeflerine ulaşıldığını ilan etmesine dikkat çekti.
Bahçeli, 12 Nisan'da İstanbul'da gerçekleştirilen doğrudan ABD-İran müzakerelerinin herhangi bir anlaşma sağlanamadan sona erdiğini de hatırlatarak şu tespitte bulundu: "Silahların geçici olarak susması, hesapların kapandığı değil, gerek sahada gerek masada yeniden ayarlandığı bir ara safhaya işaret etmektedir."
“Türkiye, elini taşın altına koymaya hazır”
Bahçeli, küresel barışın sağlanması için somut bir mekanizma önerdi: BM Genel Sekreteri'nin öncülüğünde ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve AB'nin katılımıyla bir Dünya Barış Konseyi kurulmasını "insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyet" olarak tanımladı.
Türkiye'nin bu süreçte aktif bir rol üstlenmeye hazır olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Türkiye, tarihinin yüklediği sorumlulukla ve coğrafyasının biçtiği misyonla elini taşın altına koymaya hazırdır" dedi. Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin bu tutumun pusulası olmaya devam ettiğini ekledi.
