Berlin (Rûdaw) – Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Almanya’da yaptığı açıklamada, Suriye’de Kürtlerin haklarının tanındığını belirterek, “13 sayılı kararname, Suriye içindeki Kürtlerin haklarını ve kültürel miraslarını tanıyor. Bu konuda bir uzlaşıya vardık” dedi.
Almanya ile yeni iş birliği ve “dairesel göç” modeli
Almanya’nın başkenti Berlin’de Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile ortak basın toplantısı düzenleyen Şara, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve yatırım fırsatlarına dikkat çekti.
Almanya’nın Suriyelilere kapılarını açmasını “önemli bir destek” olarak nitelendiren Şara, “Bir milyondan fazla Suriyeliye destek oldunuz. Bu sayede vatandaşlarımız eğitim görme ve hayatlarını yeniden kurma imkânı buldu” dedi.
Şara, Almanya’da yaşayan Suriyelilerin iki ülke arasında bir köprü olduğunu vurgulayarak, “1 milyon 300 bin Suriyeli Almanya’da yaşıyor. Bunlardan 6 bini doktor, 250 binden fazlası ise vergi ödeyerek ekonomiye katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.
Suriye ile Almanya arasında “dairesel göç” modelini hayata geçirmek istediklerini belirten Şara, nitelikli iş gücünün hem Almanya’da yaşamaya devam etmesini hem de Suriye’nin yeniden inşasına katkı sunmasını hedeflediklerini söyledi.
“Devlet içinde devlet kabul edilmeyecek”
Şara, Suriye’nin yeniden inşasının toprak bütünlüğü ve merkezi otorite temelinde yürütüleceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Devlet içinde devlet oluşumları hiçbir şekilde kabul edilmeyecek. Her türlü silahın devlet kurumları dışında bulunmasına izin verilmeyecek ve merkezi otoriteye bağlı olmayan herhangi bir yönetim kabul edilmeyecektir.”
Güvenlik ve terörle mücadelenin öncelikleri arasında olduğunu belirten Şara, özellikle Captagon kaçakçılığı gibi sınır ötesi tehditlere dikkat çekti.
“13 sayılı kararname Suriye içindeki Kürtlerin haklarını ve kültürel miraslarını tanıyor"
Suriye’nin farklı kültürler ve etnik gruplardan oluşan bir ülke olduğunu belirten Şara, "Suriye’de hukukun üstünlüğünü, kişisel çıkarların üzerinde tutuyoruz. Herkes, yasa ve anayasa çerçevesinde haklarına kavuşmaktadır. Binlerce yıldır birlikte barış ve hoşgörü içinde yaşadık. Ancak önceki rejim döneminde yaşanan yönetim krizleri, birçok mezhep çatışmasını tetikledi. Bugün bu farklılıkları aşarak uygun bir uzlaşıya ulaştık" dedi.
